COVİD 19 ve TÜRKİYE EMLAK PİYASASI ÜZERİNE ETKİLERİ

7 Ay Önce

ÖZBEN ÖRS’ün gözünden;

Türkiye, nüfusu 50 milyondan fazla olan ülkeler arasında Coronavirüs (Covid-19) ile mücadele sıralamasında başlarda oldukça başarılı olarak addedilse de, durumun böyle olmadığı yavaş yavaş ortaya çıkmakta.

Hatırlayınız, bundan 2 hafta önce; başta birkaçımız kendi bilinciyle virüsü kapabileceklerini düşündükleri mekanlardan ve etkinliklerden kaçınıyorduk. Oysa vaka bulgu sonuçları ve ölüm haberleri paylaşıldıkça, dünyada olduğu gibi Türkiyede de, yerel ve ulusal iradelerin de yaptırımlarıyla sosyal temas sınırlandırıldı.

COVİD19 virüsünün etkilerini makro ölçekten mikro ölçeğe, ulusal ölçekten hane içi yıkımlara kadar görmeye başladık. Fabrikalar, şirketler, şantiyeler, sinemalar, ulaştırma hizmetleri, oteller ve mağazalar çalışmalarını hızla durdurdu, eğitim kurumları evden eğitime başladı. Birçok hemşehrimiz ve yurttaşımız ekonomik gelirlerinden mahrum kalmaya başladı.

Şu anda, Çin örneğine bakıldığında, salgının birkaç ay daha devam etmesi bekleniyor. Bunun bir sağlık krizinden öte, küresel çaplı bir ekonomik krize de neden olabileceği sır değil.

Malum, dünya ekonomisinde; ve bilhassa gelişmekte olan ülkelerin piyasalarında özel sektör borç yükü sorun yaratacak düzeylerdeyken, resesyon beklemekteyken artık kaçışı olmayan yıkımlardan bahsediliyor.

Pekala, tüm sektörleri etkileyen bu salgının, gayrimenkul piyasasına etkileri nasıl olur.

Gayrimenkul sektörünü ele alırken hem alıcı, hem satıcı davranış modellerini, inşaat sektörünün imkan ve koşullarıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Halihazırda iyi ya da kötü bir dengede bulunan gayrimenkul piyasasında talep aniden daraldı. İnsanların kendi iş alanlarında yaşadığı yıkımlar sebebi ile nakit kısmen daha değerli hal almaya başladı ve normalde nakit ile alınamayacak birçok mülk pazara çıktı.

Biz gayrimenkul profesyonelleri, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan İnşaat ve Gayrimenkul sektörünün içerisinde, ekonominin nabzını tuttuğumuzu düşünürüz. Ben de gördüğüm, bildiğim kadarı ile aşağıdaki öngörülerimizi sizlerle paylaşmak isterim.

  • Talebin aniden daralması, ekonomik kriz sebebiyle şirketler ve şahıslar likidite ihtiyacı duyabilir. Bu likidite ihtiyacı satıcılar ve şirketler ciddi satış baskısı yaratmaktayken, alıcılar da doğru zaman ve doğru fiyat konusunda önünü göremediklerini ifade ediyorlar.
  • DAR PİYASALARDA, özellikle de KREDİ FAİZ ORANLARI bu denli düşükken yer yer, hem alıcı, hem de satıcı lehine işlemler sonuçlanır. Hızlı hareket edebilmek için satılık olan mülkün ön araştırması yapılmalıdır. Bir profesyonelden destek istenebilir.
  • Gayrimenkul her zaman ama her zaman DEĞERİNDE satılır. “Şu an piyasalar bozuk, mülkümü değerinin altına satmak istemiyorum” diyen dostlarınız olabilir. Ancak değer mülkünüzün doğru alıcı ile buluştuğu fiyattır. Satış fiyatı doğru tespit edilirse şu anda Türkiye Kredi Faiz Oranları tarihine göre süper düşük olan oranlardan hızlı alıcı bulabilir.
  • Gayrimenkulün hiç yerinde saymadığı bir ülkede, eğer stabil bir geliriniz var ise, bu kredi oranları ile mülk almak da bir başka akılcı bir yatırımdır. Yine, ekonominin bu kadar dengesiz olduğu bir dönemde nakide dönmek istenen mülk sahipleri için kredi ile mülk alabilecek birçok yatırımcı varken nakide dönme fırsatını değerlendirmek akıllıca olabilir.
  • Buna ek olarak, son senelerde eldeki para, yani nakidin değeri artmıştır. Bunu hiç düşündünüz mü? İnsanların elindeki nakide sahip çıkıp, kredi kullanmaya yönelmesinin bu denli yüksek olmasının sebebi budur.
  • Yatırımlarını özellikle yabancı para mevduat hesaplarında tutan yatırımcıların, 3-4 hafta içerisinde gayrimenkul alma atağına geçebileceğini düşünmekteyiz. Aynı şekilde servetin de 2 3 ay içerisinde kısmen el değiştirebileceğini ve bu dönemde enteresan alışverişler gerçekleşeceğini öngörmekteyiz

Bizler COVİD19 salgını ile mücadele ettiğimiz bu günlerde, televizyonda tekrarlayan mükerrer haberlerden (piknikçi yaşlılarımız) bir nebze uzak durarak, yapabiliyorsak evimizde, yapamıyorsak bireysel mesafemizi korunarak daralttığımız komşuluk alanlarımızı ruh sağlığımızı korumanın, sevdiklerimizle zaman geçirirken herşeye ama herşeye hazır olmanın önemine inanıyoruz.

Günde sadece 1 kez haber özeti izlemek haber akışına vakıf olmanızı sağlayabileceği gibi sizleri travmatik etkilerden koruyabilir ve daha sağlıklı karar alma sürecinde modunuzu yüksek tutmanızı sağlayabilir.

SON OLARAK; Küresel ekonomi ile birlikte gayrimenkul pazarı da COVİD19 salgınından olumsuz etkilenirken, nakide dönmek isteyen mülk sahipleri satışa çıkarken doğru danışman ile yola çıkmalıdırlar. Biz danışmanlar etkin pazarlama yöntemlerini uygulayarak hem alıcı hem de satıcılara pazar dinamikleri içerisinde hızlı ve etkin hareket kabiliyetini sağlayabiliriz.

Artı, konut alım satımlarında işlemlerin yüzde 70 i kredili gerçekleşmekteyken özellikle kredili satışlarda, pazarlık süreci farklı işlemektedir. Yürütürken “sözümüz söz” ve “ne diyorsak o” benzeri yaklaşımlar vaktin önemli olduğu örneklerde, ticari olarak tarafları sonuca götüremeyebiliyor.

Son olarak da kredi faizlerinin bu denli düşük olduğu bir anda, ÖDEME KABİLİYETİNE ve işinin sürekliliğine inanan yatırımcılar için sektör birçok FIRSAT barındırmaktadır.

Kriz yok, fiyat var, fırsat var diye de düşünebilirsiniz.